Çocuklarda Solunum Yolu Enfeksiyonları
02/01/2019

İnsanların yaşamları boyunca en sık etkilendiği enfeksiyon üst solunum yolu enfeksiyonlarıdır. Üst solunum yolu enfeksiyonu denildiğinde bunun ayrımı yapılmalıdır.(Akut viral rinit, akut faranjit, tonsillit, faranjit, otit, sinüzit)En sık rastlanan etkenler Rhinovirus(%60), RSV,Coronavirus, İnfluenza virüsü, Parainfluenza virüs ve Adenovirustur.

Gribal enfeksiyonların görülme sıklığı genellikle mevsim geçişlerinde, havaların soğuduğu ve nem miktarının düştüğü dönemlerde artar. Sonbahar mevsiminin sonlarında başlayıp ilkbahar aylarına kadar yaygın olarak etki eder. Bu dönemlerde kalabalık havalandırmanın iyi olmadığı kapalı alanların kullanımının artması, hastalığın sıklığını arttıran önemli çevresel faktörlerdir.

3 yaş altı kreşe giden, ağabeyi ablası okula giden, alerjisi astımı olan, bağışıklık sistemi bozukluğu olan kalabalık aile içinde yaşayan çocuklar daha büyük risk altındadır. Solunum yollarında hassasiyeti arttıran, sigara dumanına maruziyette (pasif içicilik) riski arttıran diğer faktördür.

Genelde en sık karıştırılan soğuk algınlığı ve grip durumudur. Soğuk algınlığında burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma, boğaz bölgesinde rahatsızlık hissi, öksürük, kırgınlık olurken gripte ise eşlik eden yüksek ateş, kas ve eklem ağrısı, halsizlik, bulantı, kusma, gözlerden yanma ve kaşıntı olur. Ateş genelde 3 – 5 gün sürer. Akşamları ateş daha yüksektir. Olguların çoğu kendiliğinden iyileşir. Tanı genellikle klinik olarak konur, laboratuvar testleri gerekmez.

Sağlıklı 1-5 yaş arası çocuklar yılda (8) sekize kadar sayıda soğuk algınlığı geçirebilir. Bu çocukların az bir kısmında sinüzit, orta kulak iltihabı, zatürre gibi hastalıklar gelişir. Gribal enfeksiyon başlangıcından (7) yedi gün sonra hala ateş, koyu kıvamlı burun akıntısı, öksürük, kulak ağrısı varsa mutlaka hekime danışılmalıdır.

Bulaşmayı engellemede en etkili yol çocuklara el yıkama alışkanlığının kazandırılmasıdır. Bu enfeksiyonlar viral kaynaklı olduğundan antibiyotik tedavisi hastalık sürecini etkilemez. Gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılmalıdır. Gribal enfeksiyon tedavisinde ise hekim önerisi ile bazı durumlarda antiviral tedavi başlanabilir. Öncelikle yatak istirahati, sıvı alımının arttırılması, ağrı kesici, ateş düşürücü şuruplar, burun pasajının açık tutulup solunumu rahatlatmak amacıyla, serum fizyolojik içeren damlalar kullanılabilir.

Çocuklarda yetişkinlerden farklı olarak burun tıkanıklığı beraberinde kulak enfeksiyonu ve sinüzite zemin hazırlar. Kullanılacak serum fizyolojik damlalar hem oluşacak tıkanıklığı açıp rahat bir uyku sağlarken hem de ulaşabilecekleri muhtemel komplikasyonları önler.

Oluşan burun ve geniz akıntısı, gece öksürük ve sabah bulantısını beraberinde getirir. Balın öksürük sıklığını azalttığı klinik çalışmalarda gösterilmiştir. Sıvı alımı arttırılarak burun akıntısı ve balgamın kıvamı yumuşatılıp ateş ve terleme ile kaybedilen sıvı açığı yerine konulur.

Solunum yollarının yeterli düzeyde nemlendirilmesi amacıyla kalorifer peteği üzerine su konulması, soğuk buhar nemlendiricilerinin kullanılması önerilebilir. Unutulmaması gereken uygun nem ve ısının sağlanmasıdır. (Isı 21-25 0C, nem % 40-60 arası olmalıdır) Böylelikle burun mukozası kuruması engellenerek tıkanıklık azaltılır. Orta kulak enfeksiyonu ve sinüzit gibi olumsuz sonuçların önüne geçilmeye çalışılır. Korunmada en önemli faktör kapalı ortamda (okul, kreş gibi) sağlıklı kişilerle temasın azaltılması, el yıkama alışkanlığının arttırılmasıdır. Öksürük, aksırık esnasında saçılım olmaması için ağız be burun mutlaka mendil ile kapatılmalıdır.

Yapılan çalışmalarda hastalık esnasında yoğun alınacak C vitaminin hastalık sürecini etkilemediği gösterilmiştir. Aksine, düzenli ve dengeli beslenmeyle sağlanan sağlam bir savunma sistemi, çocukları hastalıklara karşı dirençli kılacaktır.

Soğuk algınlığı esnasında kullanılan dekonjestan ve antihistaminikler, yan etkileri nedeniyle önerilmemektedir.

Soğuk algınlığı esnasında ve öncesinde koruma amaçlı kullanılan ekinezya ve çinko preparatlarının faydalı olduğunu gösteren çalışmalar vardır.

Aşılama toplumun tamamında değil influenza yönünden riski yüksek çocuklara yapılmalıdır.

Son yıllarda yapılan pek çok çalışmada probiyotik kullanımının solunum yolları enfeksiyonu süresi ve şiddetini kısalttığı böylelikle okul devamsızlığını azalttığı bildirilmiştir.

Güncelleme: 09/05/2019
Uzm. Dr. Neşe YAR

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (Pediatri)