Size Nasıl
Yardımcı Olabiliriz?
Mesut Tahta
10 Şubat 2021

Mesut Tahta

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

Kıkırdak Nakli ve Cerrahisi

Kıkırdak Nakli ve Cerrahisi

58Görüntülenme
  • Kıkırdak yapısı nasıldır?
  • Tüm eklemlerin yüzeyini kaplayan özel bir doku olan kıkırdak oldukça narin bir yapıya sahiptir. İçeriğinde sinir, kan ve lenf dolaşımı yoktur, beslenmesini üzerinde bulunduğu kemik ile eklem sıvısından sağlar. Bu sebeple hasar aldığında eski haline dönmesi hem zor hem de uzun bir süreçtir. Özellikle genç hastalarda eklem sağlığının ve devamlılığının korunması elzemdir. Aksi halde sorun, eklem kireçlenmesine kadar ilerler.

 

  • Kıkırdak yaralanmaları nasıl oluşur?
  • Kıkırdak yaralanmaları genellikle darbeler sonucu oluşur ve en çok diz ekleminde görülür. Kırık ve çıkıklar sonucu da kıkırdak sorunları ortaya çıkabilir. Kıkırdağın altındaki kemiğin beslenme sonucu ortaya çıkan oseokondritis dissekans hastalığı da kıkırdakta hasara yol açar.

 

  • Belirtileri nelerdir?
  • Kıkırdak yaralanmalarının en önemli belirtisi sorunun ortaya çıktığı bölgedeki ağrıdır. Hasta aktivite sırasında ve hatta istirahat halindeyken bile ağrı hisseder. Ağrının dışında hareket kısıtlılığı, eklemde takılma ve sıkışma gibi şikayetler de kıkırdak yaralanmalarına işaret eder.
  • Tanısı nasıl konulur?
  • Öncelikle hekim, şikayetlerin nasıl ortaya çıktığını hastadan dinler. Muayenenin ardından röntgen, MR ve artrografi tetkiklerini isteyebilir.

 

  • Nasıl tedavi edilir?
  • Kıkırdakta meydana gelen hasarı ilerlemeden önlemek çok önemlidir. Hasar kontrol edilebilir ve tedavi edilebilir haldeyken yapılan bir müdahale eklem sağlığına eşsiz bir katkı sunacaktır. Kıkırdağın kendisi kadar üzerinde bulunduğu kemiğin sağlığı ve canlılığı da oldukça önemlidir.
  • Özellikle ayak bileği, diz, kalça ve omuz eklemlerinin kıkırdakları ortopedik cerrahi pratiğinde geniş yer tutmaktadır. Bu bölgelerdeki kıkırdak hasarlarının genişliği ve derinliğine göre tedavi planı değişmektedir. Küçük defektlerde, kemikten ekleme doğru açılan küçük deliklerden kök hücre elde edilmesi suretiyle yapılan mikrokırık veya nanokırık işlemi genellikle yeterli olmaktadır. Büyük defektlerde mozaikplasti olarak adlandırılan, sentetik kıkırdak iskelelerinin veya vücudun bir başka yerinden kıkırdak parçasının hasarlı bölgeye yerleştirilmesi yöntemi uygulanmaktadır. Bu tür tedavilerde ekleme özel yöntemlerle elde edilmiş kök hücre enjekte edilmesi, tamir olan kıkırdak dokusunun kalitesine katkı sağlayabilir. Daha büyük defektlerde ise hastanın kendi kıkırdağının dış ortamda üretilip tekrar hastaya yerleştirilmesi prosedürünü içeren iki aşamalı (ACI, MACI) bir işlem uygulanabilir. Bu teknikle tamir olan kıkırdak dokusu oldukça kaliteli olmakta ve hastanın hissettiği semptomlar minimumda kalabilmektedir. Daha geniş ve derin kıkırdak ile kemik hasarı varlığında ise kadavradan alınan parçaların hasarlı alana göre kesilip hazırlandıktan sonra bölgeye yerleştirilmesiyle gerçekleştirilen ve allogreft olarak adlandırılan yöntem uygulanmaktadır.

 

 

Doç. Dr. Mesut TAHTA

Ortopedi ve Travmatoloji