Size Nasıl
Yardımcı Olabiliriz?
Ejder Koyuncu
03 Haziran 2021

Ejder Koyuncu

Göğüs Hastalıkları Uzmanı

Verem Neden Herkese Bulaşmıyor?

Verem Neden Herkese Bulaşmıyor?

48Görüntülenme

Verem hakkında çok bilgi yazılabilir. Benim amacım tüm bilgileri sıralamak değildir. Burada işin aslını anlaşılır bir halde basite indirgeyerek yazmayı hedefledim. Veremde püf noktaları olan bilgilere değinmek istedim. İlginç başlık koydum yazıma ilgi çeksin diye. Verem, bulaşıcı bir hastalıktır. Evet doğrudur. Verem hastalığı, verem basilinin damlacık yoluyla solunumsal olarak alınmasıyla bulaşır. Her damlacık partikülünde en az 2-3 basil vardır. Bu basiller havada asılı kalarak gözle görülmez halde canlılıklarını devam ettirirler.

   

  • Verem mikrobu nasıl bulaşır?
  • Solunumsal olarak alınan bu partiküllerdeki basiller akciğerde enfeksiyona sebep olurlar.

 

  • Bu dışardan gelen basillerin akıbeti ne olur?
  • a) Dışardan gelen basiller alveollere geldiğinde alveoller makrofajlarla karşılaşırlar. Bu hücreler akciğerlerin ilk savunma hücreleridir. Bu hücreler virülansı zayıf ve az olan basilleri öldürürler.
  • b) Bir kısmını da öldüremez, içine alır hapseder. Verem basilleri içine girdiği alveolar makrofajları parçalayıp ortama bazı uyarıcı mediatörlerin salgılanmasına sebep olurlar. Bu mediatörler kan makrofajlarını ve T-lenfositlerini ortama çağırır. Bu üç savunma hücresi basili yok etmeye çalışır. Ayrıca T lenfositleri genetik şifrelenmeyle bu basili tanıyıp bütün savunma hücrelerini insan yaşamı boyunca duyarlı hale getirirler. Bu savunma hücreleri mikrobu ikinci defa öldürmeye çalışırlar. Ancak bazen yok etme işini yapamazlar. Bu duruma etki eden konakçıya ait faktörler olduğu gibi (daha sonra anlatılacak) mikrobun nitelik ve niceliğine bağlı faktörlerde bulunur. Bütün bu hücresel mikropla savaşta bir kısım mikrop öldürülemez. Mikroplar makrofajlar içinde yıllarca yaşamaya devam ederler. Bu hücre içinde yaşayan basillere Dormant (Uyuyan basil) adı verilir. Bu dormant basilleri ilaçla dahi hiçbir zaman öldürülemezler. Ayrıca hücre içinde yaşamlarını devam ettirirken tıpkı dışardan gelen mikroplar gibi sürekli T lenfositlerini uyararak dışardan gelen mikroplara karşı vücudu duyarlı hale getirirler. Bu duyarlılık 3- 12 hafta arasında gelişir ve yaşam boyu devam eder. Dormant basilleri sürekli aşı görevi görür. Bu olaya Doğal Bağışıklık denir.
  • Doğal bağışıklık ne zamana kadar devam eder?   
  • Konakçının immünütesi bozuluncaya kadar devam eder. Bunu nasıl biliyoruz? PPD deri testiyle biliyoruz. Bu insanlarda PPD hep en az 14mm ve üstüdür ve biz bu duruma PPD(+) deriz. Bu insanlara dışardan basil girse bile enfekte edemez. Çünkü vücuttaki dormant basillerinin oluşturduğu immünüte yoluyla, dışardan giren basil tekrar dışarıya atılır. Bu yüzden verem herkese bulaşmaz. Çünkü daha önce bulaşmış ve vücut mikroba karşı duyarlı hale gelmiştir. PPD (+) olan insanlar dışardan mikrop alarak hasta olmazlar. Genel doğrudur. Burada şu soru sorulabilir. Acaba PPD (+) olan bir şahsa yanlışlıkla BCG aşısı (canlı verem mikrobudur) verilse ne olur? Aşının yapıldığı yerde reddetmeyle oluşan akıntı ve yara oluşur, mikrop dışarı atılır. Buna Akselere Reaksiyon denir. Şahıs hasta olmaz.
  • c)Mikrobun son akıbeti ise eğer konakçının savunma sistemi zayıf veya mikrobun virülansı fazla ise önceden bahsettiğim hücresel reaksiyonlardan sonra şahısta şu klinik tablolar oluşur.
  • 1) Primer Kompleks; akciğerlerde hiler lenfadenopatiyle oluşan akciğer parankiminde iltihaptır. Şahıs bu oluşum sürecini bilemeyebilir. (Doğal Bağışıklık).
  • 2) Dissemine (yaygın) akciğer tüberkülozu ve sıklıkla plevra (akciğer zarı)  iltihabıyla seyreder.
  • 3) Menenjit tüberkülozudur. Bu klinik tablolar sıklıkla çocuklarda görülen klinik tablolardır. Ayrıca erişkinlerde de özel durumlarda bu tablolar görülebilir. (Erişkin Tüberkülozu) Erişkinlerde dormant basillerinin uyanması halinde vücudun düşünülen her dokusunda bu basiller hastalık yapabilirler. Erişkinlerde, çocuklardaki klinik tabloya benzer tabloların görülmesi sıklıkla HIV + olan ve immünütesi aşırı düşmüş olan insanlarda görülür.
  • Hastalığın ortaya çıkmasına sebep olan durumlar nelerdir?
  • Genetik (kızlarda daha fazla) ve ırksal (siyahilerde daha fazla) yatkınlık yanında, kronik böbrek yetmezliği olanlarda, immün yetmezliği olanlarda (kolajen doku hastalıkları ve HIV+ olanlar vb.), kronik karaciğer hastalıklarında, alkoliklerde, diyabetiklerde, loş yerlerde ve sağlıklı olmayan koşullarda yaşayanlarda, toplu yaşamın olduğu yerlerde (yurtlarda, asker ocaklarında vb.) ve HIV+ olanlarda bu hastalık sık görülebilir. Bence en önemlisi uyku dinlenme kargaşası yaşayanlarda bu hastalık görülmekte ve alevlenmektedir. Retrospektif bir çalışmada sabahtan gece yarılarına kadar çalışan şoförlerde en sık görülmüştür (Tüberkülozlu hastaların %7’sini tutmaktaydı).

   

  • Kliniği nedir?
  • Genel ve organa bağlı bulgular olur. Genel bulgular: halsizlik, iştahsızlık, ateş, gece terlemesi, zayıflama, genel kas ağrılarıdır. Organa bağlı bulgularda her organın işlevine göre değişir. Sıklıkla akciğeri tuttuğundan dolayı öksürük, balgam, kanlı balgam,nefes darlığı, göğüs ağrısı, hırıltılı soluma görülebilir. MÖ hırıltılı soluma nedeniyle veremli insanlar lanetlenmiş olarak kabul edilmişlerdir. Asuka denilen bir şeytanın insanın içine girdiği kabul edilmiş ve bu insanlar toplum dışına itilmişlerdir. Toplumdan dışlanmışlardır. Bilinmeyen şeyler insanları korkutur. Verem hastalığı da yeterli bilinmediği dönemlerde insanlar bu hastalardan ürkmüşlerdir. Hastalar da refleks olarak hastalıklarını gizleme gereği duymuşlardır. Bu durum veremle savaşımda asırlarca zorlukları da yanında getirmiştir. Ne zamanki verem hastalığı daha iyi tanınmış (ki hala bilinmeyen yönleri vardır) hastalıktan korkulmaması gerektiği bilinci yerleşmeye başlamıştır. Bundan sonra hastalıkla savaşımda hızlı başarılar kazanılmaya başlanmıştır.
  • Ülkemizde Verem Savaş Dispanserlerinin motor güç olmasının yanında tüm sağlık çalışanlarının da doğru bilinçlenmesi veremle savaşımda büyük rol oynamaktadır ve oynamalıdır da. Bence bu çağda veremden bir insan ölüyorsa bu tüm insanlığın ayıbıdır.

 

 

 

Uzm. Dr. Ejder KOYUNCU

Göğüs Hastalıkları